(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, davalının eşinin aynı belediye sınırları içinde oturulabilir konutu bulunması sebebiyle, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
6570 sayılı yasanın 7/son maddesine dayanılarak açılan tahliye davasında davalı veya eşine ait olduğu ileri sürülen konutun kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde olması ve davalının sosyal durumu, aile nüfus sayısı itibariyle oturmasına elverişli bulunması gerekir. Bu iki koşulun bir arada bulunması zorunludur.
Olayımızda: Davacı vekili davalının eşinin aynı belediye sınırları içerisinde oturulabilir konutu olduğunu belirterek, 6570 sayılı yasanın 7/son maddesi gereğince tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili müvekkilinin eşine ait evin küçük olduğunu, 3 çocuğuyla birlikte toplam 5 kişilik bir aile için oturulabilir nitelikte bulunmadığını savunmuştur. Yapılan keşifte davalının eşine ait konutun 2 oda, 1 salon, mutfak ve banyodan ibaret toplam kullanma alanının 72 m2 olduğu, davalının eşi ve ikisi reşit ve kız olan 3 çocuğu ile birlikte kiralanan da oturdukları anlaşılmaktadır.
Davalının eşine ait evin büyüklüğü ve aile fertlerinin sayisi ve çocukların cinsiyetleri dikkate alındığında 2 oda, 1 salondan ibaret konut bu aile yönünden oturulabilir nitelikte değildir. Bu durumda davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerl etemyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nin 428. mmaddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.3.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy