(743 S. K. m. 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmazda davalının 15.8.1997 tarihinde pay aldığını beyanla 21.8.1997 tarihinde 1 aylık yasal süre içerisinde açtığı iş bu dava ile payın iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı, davacıya satış öncesi teklif edilip almadığını, satışı bildiğini davanın reddini savunmuştur.
MK'nun 659. maddesinde düzenlenen kanuni şuf'a hakkı müşterek mülkiyete konu taşınmazın paydaşlarından birinin payını 3. bir kişiye satması durumunda diğer paydaşlara öncelikle alma hakkı tanıyan kurucu yenilik doğuran bir haktır.
Bu hakkın satışın öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde kullanılması gerekir.
Olayımızda 15.8.1997 tarihinde yapılan pay satışı için davacı şuf'a hakkını 21.8.1997 tarihinde kullandığına göre satış öncesi ona teklif edilmesinin ve satılacağını bilmesinin hiçbir önemi bulunmamaktadır. Satıştan önce payın, şf'a hakkını kullanan tarafa teklif edildiği halde almayıp sonradan şuf'a hakkını kullanmasında, şuf'a hakkını kullanan kötü niyetli kabul edilemez. Zira satış olmadığından hak doğmamıştır. Yasadan doğan hakkını kullanan davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece şuf'a bedelinin depo ettirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZALMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy