(743 S. K. m. 631)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı tarafça temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile ortak bulundukları taşınmazın taksiminin mümkün olmadığını iddia ile bu davayı açmıştır. Davalı, ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde bir inşaat bulunduğunu, bu inşaatın tamamlanması halinde taksimin mümkün olacağını savunmuştur.
Mahkeme; taşınmaz malikleri ile müteahhit arasında yapılan inşaat sözleşmesinin devam etmekte olduğunu, bu arada satış suretiyle ortaklığın giderilmesinin hem paydaşlar hem de müteahhidin zararına olacağına belirterek davacının kötü niyeti sebebiyle davanın reddine karar vermiştir.
Taşınmazın sadece davacıya ait iken daha sonra imar parselinin oluşması suretiyle büyüdüğü ve davalının ortak duruma geldiği, ilk malikle yüklenici arasında yapılan inşaat sözleşmesine dayanarak çok katlı inşaat başladığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. İnşaatın ne safhada olduğu, durmuşsa durma sebebinin ne olduğu anlaşılamamaktadır. Bu yön üzerinde durulması ve sonucuna göre davanın münasip zamanda açılıp açılmadığının tartışılması gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddedilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.07.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy