(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazıı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşyerine ilişkin tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın kabulü için ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte, hiç olmazsa çalışılan yerle eşdeğer vasıfta bulunması gerekir. Eşdeğerlik halinde mülkiyet hakkının üstünlüğü nazara alınarak aynı işin kiralananda yapılmasında ihtiyaçlının tercihi esas alınır. Tehdit ve üstünlük koşullarından birinin varlığı ihtiyacın kabul için yeterlidir. İkisinin bir arada bulunması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı ileri sürülmemişse mahkemece bu cihet re'sen araştıralamaz. Çünkü mahkemenin, ileri sürülmeyen bir husus hakkında inceleme yapması mümkün değildir. Ancak açıkça kiralananın üstün vasıfta olduğu belirtilmese dahi ihtiyaç iddiasının içinde bu isteğin varlığını kabul etmek gerekir. Üstünlük vasfı uzman bilirkişi aracılığı ile halen ihtiyaçlının çalıştığı yer ile kiralananda keşif yapılarak yapılacak iş yönünden her iki işyerinin kıyaslaması suretiyle saptanır.
OLAYIMIZDA: Davacı vekili müvekkilinin kiralananda mobilya alım satım imalat işi yapacağını iddia ederek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, kendine ait ve kullandığı taşınmazı bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme ihtiyaç iddiasının varlığını kabul ile kiralananın tahliyesine karar vermiştir.
Dinlenen davacı tanıklarından Y.A. davacının kiralık bir dükkânda, H.E.kardeşleri ile beraber babasından kalan bir işyerinde, A.V. ise annesine ait bir dükkânda mobilyacılık işi yaptığını ifade etmişlerdir. Bu durumda davacının başkasına ait yerde mobilyacılık yaptığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde tahliye tehdidinden bahsedilmediğinden yukarıda açıklandığı üzere halen iş yaptığı yer ile kiralanan arasında mukayeseli üstünlük vasfı araştırması yapılması gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedene temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.9.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy