(743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şufalı payın iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin şufalı payın bulunduğun taşınmazda paydaş oluğunu, davalıların 21.10.1997 tarihinde pay aldıklarını ileri sürerek şufalı payların iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının kötü niyetli olduğunu, davalıların bu payları almadan önce davacının payını da almak istediklerini, pazarlıkla fiyat konusunda anlaşıp bir kısmını peşin verdiklerini, tapu işlemi sırasında kalanın ödeneceğini, bu işlemler için davacının, davalı Ö.'in oğluna vekaletname dahi verip sonradan vekaletten azledip satıştan vazgeçerek bu davayı açtığını, bu şekilde bir bakıma şufa hakkından da feragat ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme davacının iyi niyetli olmadığından bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Taşınmaz mal mülkiyetinin kanundan doğan takyitlerinden biri de şufa hakkıdır. Kanuni şufa hakkı yenilik doğuran inşai bir haktır. Paydaşlar, bir payın 3. kişiye satılması durumunda o pay alıcıya neye mal olmuşsa o miktar ile belirli süre içerisinde satın alma yetkisi kullanmıştır. Satıştan önce davacının davalıların bayii ile şufalı payların alımı yönünde pazarlığa girişmesi şufa hakkından feragat olmayacağı gibi kanundan doğan şufa hakkını engellemez ve kötü niyet olarak da kabul edilemez. Şufa hakkı süresinde kullanıldığına göre, mahkemece yapılacak iş davacıya şufa bedelinin yatırılması için süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu halde bundan zuhul olunarak yazılı şekilde red kararı verilmesi,
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.2.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy