(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafnıdan temyiz olunmuştur.
Davacı A.Ö. vekili, davalının 1.12.1995 başlangıç tarihli sözlü kira aktiyle aylık 3.500.000.TL kira parası ile kiracı olduğunu 1.12.1996 tarihinden itibaren aylık kira parasının 5.500.000.TL olup davalının icra takibine rağmen 1996 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ile 1997 Ocak ayı kira paraları toplamı 35.500.000.TL yı ihtara rağmen ödemeyerek temerrüde düştüğünden bahisle kiralananın tahliyesini ve faiziyle birlikte 38.163.000.TL kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kiralayan sıfatı bulunmadığını, mecurun sözlü kira aktiyle davacının kardeşi İ.Ö.'den kiralandığını, İ.Ö. adına tevdi mahalli tayin edildiğini kira paralarını tevdi mahalline yatırdığını davacıya borcu bulunmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı A.Ö.'in kiralayan sıfatı bulunduğu ancak ihtarla istenen kira paralarının davacı tarafça kanıtlanamadığı, davalının ise kendi kabul ettiği miktar üzerinden kira paralarını icra dosyasına yatırdığı temerrüdün ve alacağın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, hükmün gerekçesini temyiz etme hakkı bulunduğu halde temyiz etmemiştir. Bu itibarla davacının kiralayan olduğu hususu kesinleşmiştir.
Davacı A.Ö. davalı aleyhine başvurduğu icra takibiyle 6.11.1997 takip, 13.1.1997 tebliğ tarihli ihtarla 1996 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ile 1997 Ocak ayları kira parası 35.500.000.TL nın faiziyle birlikte 38.163.000.TL olarak ödenmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında herhangi bir kira sözleşmesi ve kira borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ancak davacının kiralayan sıfatının kabulüne dair mahkeme hükmünü temyiz etmediğine göre davalının yapmış olduğu bu itirazı geçerli saymak mümkün değildir. Davacının yapmış olduğu takip dosyasına davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından temerrüt olgusu gerçekleşmiştir. Davalının, İ.Ö. adına tevdi mahalli tayin ettirip kira paralarını oraya ödemesi temerrüdün oluşmasına engel olmaz. Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.02.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy