(6570 S. K. m. 7) (743 S. K. m. 581, 630) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava taahhüt nedeniyle kiralanın boşaltılması istemine ilişkindir. Mahkem edavayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
6570 sayılı kanunun 7/a maddesi uyarınca açılacak davalarda dava hakkı kiralayana aittir. Davalı davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarsa bunu davacının ispat etmesi gerekir. Kiralayanın dava hakkı mutlak olup malik olma şartı yoktur. Kiralayan durumunda olmayan malikinde bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Ancak kiralanan müşterek mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması iştirak halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm iştirakçilerin katılmalarının temini gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi, bir ortak tarafından açılan davada sonradan duruşmada ortakların davaya muvafakat beyanlarının alınması veya buna ilişkin imzaları noterce tastikli belgenin ibrazı veya müşterek avukata vekaletname verme suretiyle de sağlanır. İştirakli durumda bu temin edilmezse M.K. 581-630 maddeleri uyarınca tapu maliki murisin terekesine mümessil tayin ettirilerek mümessil huzuriyle dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin bu hususun resen göz önünde tutulması icab eder.
Olayımızda : Kira sözleşmeleri davalı ile davacının murisi C.A. arasında yapılmıştır. Kiralayan C.A.'ın 22.1.1993 tarihinde ölümü ile geriye davacıdan başka mirasçılarının kaldığı dosya içerisinde mevcut veraset belgesinden anlaşılmaktadır. Kiralayanın ölümü ile taşınmaz, iştirak halinde mülkiyete konu olduğundan davacının tek başına dava hakkı bulunmamaktadır. Dosya içeriğinden taşınmazın mirasçılar arasında taksim edildiği de anlaşılmamaktadır. Bu durumda yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda işlem yapıp taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy