(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece kira alacağı atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, temerrüt nedeniyle davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm tahliyeye yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Temerrüt ihtarı 8.9.1998 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21 ve tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatabın adreste bulunmama sebebi gösterilmeden tebliğ edilmiş olduğundan usulsüzdür. Bu durumda usulüne uygun tebliğ edilmeyen ihtarnameye dayanılarak açılan dava sonunda temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Kaldı ki sebebine göre de temerrüt nedeniyle tahliye davasının açılabilmesi için vadesi geçtiği halde ödenmeyen kira bedelinin bulunması gerekir. Taraflar arasında akdedilen 13.5.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin aylık peşin ödeneceği yazılıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu durumda aylık kira parasının en geç ayın üç'ü akşamına kadar ödenmesi gerekir. Davacı ise Eylül 1998 ayı kira bedelinin ödenmesi için davalıya 3.9.1998 tarihinde ihtar keşide etmiştir. Bu durumda vadesi gelmiş bir kira alacağından da söz edilemez.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy