(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava yazılı tahliye taahhüdü sebebiyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişikindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taahhüde dayanan tahliye davasının taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde icra takibi yapılmış olması zorunludur. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süreyi koruma niteliği olmadığından böyle bir irade açılamasının hukuki değeri yoktur. İcra takibi süreyi koruyacağından takip halinde bir aydan sonra dava açılabilir. Dava süresinde açıldığına o ayın kirasının ihtirazı kayıtla alınması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ilişkin olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Olayımızda; Dosyada mevcut kira sözleşmesi Hüseyin Dönmez mirasçıları ile davalı arasında yapılmıştır. sözleşmenin özel şartlar 3.maddesinde (...taşınmazın 1.11.1997 tarihinden sonra satılır ise bu kere kiracı kira akdine konu taşınmazı satış tarihini takip edecek bulunan bir aylık sürenin sonunda en geç tahliye etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir) hükmü yer almaktadır. Taşınmaz 29.4.1998 tarihinde bu davanın davacısı olan Hüsamettin Saraçoğlu'na satılmış, davacı bu maddede konulan azami bir aylık süre dolduktan sonra 8.6.1998 tarihinde süresinde bu davayı açmıştır. Davacı burayı satın aldığında 1.3.1997 tarihli sözleşmedeki haklara halef olmak durumundadır. Her ne kadar mahkemece taahhüdün ilk sözleşme ile verildiği kabul edilmişse de, taahhüdün yukarıda tarihi yazılı sözleşmede yer alması ve davacının da halefiyettin doğan haklar dayanması nedeniyle mahkemenin bu kabulü doğru değildir. Taahhüdün kiralananda otururken verilmiş ve geçerli olması nedeniyle karalananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmiş olması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınna temyiz harcının temyiz eden iadesine 18.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy