(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkin olup, mahkeme kiralananın tahliyesine ve alacağın kısmen tahsiline karar vermiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmazı 18.8.1998 tarihinde satın aldığını, bu yerde oturan davalıya tahliye etmesi konusunda ihtar çektiğini, davalının kiralanan yerden tahliyesine ve 300.000.000.- TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında bu yerde kiracı olarak oturmadığını, kendisinin burayı haricen satın alıp oturduğunu, daha sonra satıcının kendisini bu yerden çıkarmak için davacıya ikinci bir satış yaptığını, kiracılık durumu olmadığı için davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece tanık olarak önceki malik dinlenmiş ve ifadesine itibar edilerek davalının bu yerde kiracı olduğu kabul edilerek ve ihtiyaç sabit görülerek kiralananın tahliyesine ve alacağın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı davalının kiracı olduğunu, davalı ise bu yerde malik sıfatıyla oturduğunu, kiracı olmadığını savunduğuna göre öncelikle kira ilişkisinin varlığının ispatlanması gerekir. Bu konuda davacı tarafından ibraz edilmiş yazılı bir delil bulunmamaktadır. Tanık dinlenmesi konusunda davalının açık bir muvafakatı bulunmadığından dinlenen tanık ifadesine itibar etmekte yasa hükümlerine uygun düşmez. Bu durumda davacıdan davalıya yemin tebliğ etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bundan zuhul olunarak yazılı şekilde tahliye ve alacak konusunda karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 8.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy