(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava mesken ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilin oğlu G.'ın kirada oturduğunu, bu nedenle kiralanana mesken olarak ihtiyaçları bulunduğundan bahisle, kiralananın tahliyesini talep etmiş ve dava dilekçesine ekli olarak 1.10.1995 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi yapılırken kira müddetinin konmadığını, istenilen zamana kadar oturabileceğinin kendisine söylendiğini, ihtar çekilmeden açılan davanın süresinde olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kira akdinin başlangıcının 1.10.1995 tarihli olduğunu, kira dönem sonunda taşınmazın tahliye edilmemesi hususunda, davacı tarafından davalıya ihtarname çekilmediği, bu nedenle kira sözleşmesinin eski şartlarla aynen uzamış olduğunu ve yenilendiği, yenilenen dönem bitmeden dava açılamayacağını kabul ederek 8.10.1998 tarihinde açılan davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece, kira sözleşmesinin süreli olduğu ancak kira dönemi sona ermeden en az 15 gün önce kiracıya ihtar gönderilmediği gerekçede belirtilmiş bulunması karşısında, kira sözleşmesinin süreli olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davalı, gerekçe yönünden hükmü temyiz etmediğine göre sözleşmenin süresiz olduğu yolundaki savunması artık kabul edilemez. Sözleşmede ayrıca ihbar şartı konulmamış olduğuna göre süre bitmeden ihbar yapılması gerekeceğinin mahkemece kabulü doğrudur. Sözleşmenin başlangıç tarihine nazaran 8.10.1998 tarihinde açılan dava süresindedir. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZUMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.6.1999 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI : Dava konut ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkin olup 8.10.1998 tarihinde açılmıştır. 6570 sayılı kanun hükümlerine tabi süreli kira sözleşmelerinde ihtiyaca dayanan davaların aktin hitamında ve yerleşen içtihatlara göse bir ay içinde açılması gerekir. Sözleşmenin süresiz olması halinde bu tür bir davada dava süresi aynı kanunun 1. maddesi hükmü gereğince Borçlar Kanunu'nun 262. maddesinden yararlandığı hesap edilir. Dava şartlarından olan dava süresinin mahkemece nazarı dikkate alınması gerekir.
Olayımızda davacı vekili dava dilekçesinde aktin başlangıcının 1.10.1995 tarihi olduğunu bildirmiş, süre konusunda bir açıklama bulunmamıştır. Davalı ise 21.10.1998 tarihli dilekçesinde kira akdinde müddet olmadığını savunmuştur. Dosya içerisinde biri 1.10.1995 müddet olmadığını savunmuştur. dosya içerisinde biri 1.10.1995 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli, diğeri aynı başlangıç tarihli ve süresiz olan bu sözleşmelerdeki kira müddeti farklıdır. Davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden bu farkın neden ileri geldiği üzerinde durulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu nedenle davanın süresinde açıldığı yolundaki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy