(743 S. K. m. 627)
Dava: Mahalli Mahkemesinde verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İrfan tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz olunması üzerine, dairemizin 13.3.1997 gün ve 1997/2130-2281 sayılı ilamıyla dava konusu 637 ada 3 parsel sayılı 7542 m2 miktarlı arsanın 775 Sayılı Yasaya göre ifraza tabi tutulduğu, 787 ada 1 ila 12 ve 788 ada 1 ila 13 parseller altında yeni durumun oluştuğu, bu halin paftasına işlendiği ancak tescilinin tamamlanmadığı tapu sicil müdürlüğünün yazısından anlaşıldığı, taşınmazın ifrazlı durumu ile tescilinin tamamlanması için ilgililere süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gereğine işaretle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, dairemizin yukarıda anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmamasına, taraf teşkilinde bir usulsüzlük bulunmamasına, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyeti hususunda tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmadığı gibi bu konuda tüm paydaşlar arasında ittifak da mevcut olmamasına, taşınmaz müşterek mülkiyet hükümlerine tabü olup geçerli bir taksim sözleşmesi olmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayn ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı "müşa" bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması.gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onunda bilirkişilerin raporunda belirtilmesi gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutlar içerisinde ise taksim projesi eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur. Taşınmaz belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare Kurulu'ndan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
OLAYIMIZA:
Davalılar vekili taşınmazın aynen taksimini istemiştir. Dairemizin bozma ilamından önce mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın taksiminin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de belediye başkanlığının 5.5.1998 günlü yazısında taşınmazın ifrazının mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılarak taşınmazın taksimi hususundaki çelişkinin giderilmesi, taksiminin mümkün olması halinde yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.9.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy