(2004 S. K. m. 269) (818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra takibine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, vekili, davalının 1997 ve 1998 senesi kira bedelleri toplamı 300.000.000. TL`yi ödemediğinden bahisle 25.11.1998 tarihinde yapılan icra takibi ile kiralananın tahliyesi ve ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini talep ettiklerini, davalının icra takibini durduran ödeme savunmasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, temerrüdün gerçekleşmesi sebebiyle kiralananın tahliyesini, icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Temerrüt sebebine dayalı tahliye davalarında, kiralayanın Borçlar Kanununun 260. maddesindeki şartları taşıyan temerrüt ihtarını, davalı kiracıya tebliğ ettirmesi gerekmektedir. Davalıya İcra ve İflas Kanununun 269. maddesi uyarınca gönderilen ödeme emirleri içerikleri bakımından Borçlar Kanununun 260. maddesine uygun olduklarından, Borçlar Kanununun 260. maddesi anlamında geçerli ihtar niteliğindedirler.
Olayımızda; 25.11.1998 tarihli icra takip talebi ve aynı tarihli 49 nolu 7 gün süreli ödeme emri, yasal 30 günlük ödeme süresi içermediği gibi borç ödenmediğinde akdin kesin olunacağı ve kiralananın tahliyesi için dava açılacağı ihtarını taşımadığından, Borçlar Kanununun 260 ve İcra İflas Yasasının 269. maddesine uygun ihtarname niteliği taşımadığından, temerrüde esas alınamaz. Bu nedenle kiralananın tahliyesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davacı ayrıca 1997 ve 1998 senelerine ait kira bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş, yargılama sırasında 1998 yılında 100.000.000. TL, 1999 yılında 160.000.000 TL daha önceden de 40.000.000 TL alacağı bulunduğuna yemin etmiştir. Davalı kiracılığa karşı çıkmayarak kira bedellerini ödediğini, yıllık 60.000.000 TL`nın kaldığını 1999 yılı için 60.000.000 TL`yı da ödediğini savunmuştur. Bu durumda, davalı talep edilen borç miktarını kabul etmediğinden yıllık kira parasının ne olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir.
Davacı iddiasını ispat yönünden yazılı delil ibraz edemeyeceğine göre yemin hakkının kendisine hatırlatılması gerekirken, davacı asilin yemininde geçen miktarlar toplamı üzerinden ve iddiada geçmeyen 1999 yılı kira bedeli eklenmek suretiyle talep dışına çıkılarak alacağın tahsiline de karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 09.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy