(6570 S. K. m. 12) (818 S. K. m. 259)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, davalılardan kiracı A. S.'nin yazılı kira sözleşmesinin matbu 2. maddesine dayanarak, dava konusu kiralananı diğer davalılara devir ettiğinden bahisle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, sözleşmede devir yasağı olmadığını, ayrıca davacıların devirden haberdar olduklarını ve bu duruma muvafakat ettikleri için akde aykırılıktan söz edilmeyeceğini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, sözleşmenin matbu 2. maddesine göre akde aykırılığın oluştuğundan bahisle davalıların mecurdan tahliyesine karar vermiştir.
Davacılar ile davalı A. S. arasındaki yazılı kira sözleşmesi 1.1.1983 başlangıç tarihlidir. Kira sözleşmesinin matbu 2. maddesinde yer alan "kiralanan şey kiracı tarafından 3. şahısa kısmen veya tamamen kiralanıp da" şeklindeki hüküm kiracıya kiralananı 3. kişiye kiraya verme yetkisi tanır. Bu hüküm Borçlar Kanunu'nun 259. maddesinin 1. fıkrası ile 6570 sayılı kanunun 12. maddesinin 1. fıkrasına uygun bir anlam taşımaktadır.
Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken, matbu 2. maddenin yanlış yorumlanarak tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 15.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy