(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesinde cami namazgâh ve benzeri yerlerin Hazine, kamu kurumu ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare tüzel kişilikleri adına tespit olunacağı hükmünün getirilmesine, bunun yanında Medeni Kanunun 641. maddesine göre menfaati umuma ait olan malların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğuna, bu cümleden olarak 4379 sayılı yasa ile değişik 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanunun 35. maddesinde cami ve mescitlerin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın izni ile açılıp başkanlıkça yönetileceği, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapıldığı halde izinli ve izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetiminin üç ay içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredileceğinin düzenlenmesine, öte yandan 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 64. maddesine göre derneklerin ikametgahları ile amaç ve faaliyetleri için gerekli olanlardan başka taşınmaz mala sahip olamamalarına, bütün bu düzenlemeler karşısında kamunun yararlanmasına mahsus kamu mallarından olan cami ve müştemilatlarının kamu tüzel kişileri dışında özel ve tüzel kişilerin (vakıf, dernek, vs.) mülkiyetine konu olamayacağı gibi bu yerlerin yönetim ve tasarrufunun da özel ve tüzel kişilere bırakılmasına, buna göre davacı derneğin taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının ve bundan kaynaklanan dava hakkının bulunmamasına, mülkiyetten kaynaklanan hakların devredilmesi nedeniyle davacının kiralayan sıfatıyla dahi dava açamayacağına göre davanın dava açma ehliyeti yönünden reddine karar vermek gerekirken işin esası incelenerek tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.1.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy