(818 S. K. m. 256) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı-davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece kiralananın tahliyesi ile kira alacağının kısmen tahsiline karar verilmiş ve karar tahliyeye yönelik olarak davalılar, alacak yönünden ise davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı ile davalılardan O. A. arasında yapılmış 1.9.1995 başlangıç tarihli sözleşme diğer davalı H. Ş. tarafından da kefil olarak imzalanmıştır. Sözleşmede kiralananın bar olarak kullanılmak üzere kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde kiralananda gürültü yapılıp etrafın rahatsız edilmesi nedeniyle akde aykırı davranıldığından bahisle kiralananın tahliyesini istemiş, davalı ise bu yeri tahliye ettiklerinden davanın konusu kalmadığını davanın reddini savunmuş ise de, davalının bu savunması kanıtlanamamış mahkemece akde aykırılık olgusu gerçekleştiğinden bahisle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Akde aykırılık olgusu söz konusu olduğu durumlarda kiracıya süreli ihtar gönderilerek eski hale getirme isteminde bulunmak, bu süre içinde eksi hale getirilmeyip ve akde muhalefet olgusu devam ettirildiğinde dava açmak gerekir. Olayımızda davacı tarafından gönderilmiş süreli bir ihtar bulunmamaktadır. Kaldı ki kiralanan bar olarak kullanmak üzere kiraya verildiğine göre kiralananın kullanım şeklini aşan bir davranışın olduğu da kanıtlanamamıştır. Bu durumda akde aykırılıktan açılan davanın reddine karar vermek gerekirken mahkemece yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
2- Alacağa ilişkin olarak davacı ve davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Davacı dava dilekçesinde 1997-1998 ve 1998-1999 kira dönemlerine ait kira tutarının her iki davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılardan H. Ş. davanın reddine karar verilmesini, ayrıca kendisi kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığından borçtan sorumlu olmayacağını savunmuş davalı O. A. ise duruşmalara katılmamıştır.
Dosyada mevcut 1.9.1995 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi davacı ve davalılardan O. A. ve diğer davalı H. Ş. tarafından da kefil sıfatıyla imzalanmış olup sözleşmede kira bedeli aylık son ABD doları olarak tespit edilmiş ödemelerin yıllık peşin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme taraflarca imzalandığına göre mevcut birimleri yönünden tarafları bağlar. Dava 18.3.1999 tarihinde açıldığına göre davalılardan kefil olarak sözleşmeyi imzalayan H. Ş.'in alacakla ilgili sorumluluğu sözleşme süresi sonuna kadar devam eder. Bu bakımdan alacaktan sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Davacı 1.9.1997-1.9.1998 ve 1.9.1998-1.9.1999 dönemlerine ait yıllık ve peşin ödenmesi gereken 21.600 ABD doları karşılığı 7.582.323.000.liranın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece 1.9.1998-1.9.1999 dönemi için 10.800 ABD dolarının dava tarihindeki değeri olarak hesaplanan 3.923.251.200 liranın tahsiline karar verilmiştir. Kira bedelleri her dönem başında peşin olarak ödeneceğine göre dava tarihindeki değil ödeme zamanındaki ABD dolarının karşılığının Türk parası olarak hesaplanması gerekirken mahkemece hesaplamanın dava tarihine göre yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı O. tarafından 1.9.1997-1.9.1998 dönemi için icraya 415.000.000.lira yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu döneme ait kira paralarının tümünün ödendiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 1997-1998 döneminde ödenmesi gereken kira parasının ne olduğu belirlenerek ödenen miktar çıkarıldıktan sonra kalan miktarının bu dönem için kira alacağı olarak hesaplanması gerekirken yukarıda yazıldığı şekilde dönem kirasının tümünün ödendiğinin kabulü doğru değildir.
Hüküm bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle tahliye ve alacağa ilişkin olarak BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 27.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy