(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yazılı taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme, tahliye konusu kalmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına yüzde kırk nisbetinde icra inkar tazminatının kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 16.9.1997 tanzim tarihli sözleşmedeki 25.7.1998 tarihli tahliye taahhüdüne dayanarak 27.7.1998 gününde yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini bu itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini talep etmiş, davalının haksız itirazı sebebiyle de yıllık kira bedelinin %40 nisbetinde icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu kiralananı boşalttığını, davanın yersiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, kiralanan boşaldığından tahliye konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına ve yıllık kira bedeli üzerinden itirazın haksızlığından bahsederek %40 inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.
İcra İflas Kanununun 67.maddesi, haksızlığına karar verilen borçlu için hükmedilen meblağ üzerinden uygun bir tazminat verileceğini hüküm altına almıştır. Olayımızda takip sadece, tahliyeye yönelik olarak yapılmış olup, alacak takibe konu edilmemiştir. Bu durumda, likit bir alacak söz konusu olmadığından tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10.7.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy