(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, mesken ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi ve ödenmeyen 60.000.000.- TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine ve 6.500.000.- T kira alacağının davalıdan tahsiline karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının alacağa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6570 sayılı yasanın 7/b-c-ç maddelerine dayanan tahliye davasının anılan yasa maddeleriyle İc.İf.K. 272. maddesinin kıyasen uygulanması ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca kira akdinin hitamını takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bir aylık dava açma süresi içinde iradesi kiracıya bildirilmişse bu irade açıklaması süreyi koruyacağından bu bildirimi takip eden dönemin sonuna kadar dava açma hakkı saklı tutulmuş sayılır. Bu gibi durumlarda aktin başlangıcı olan ayın kirasının ihtirazı kayıtlı alınıp alınmaması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ilişkin olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için öncelikle aktin başlangıcının, süresinin, böylece sona eriş tarihinin bilinmesi icab eder. Davacının bu tarihleri bildirmesi gerekir. Davalı karşı çıkarsa bu cihetin bir hadise olarak çözümlenmesi, bu konuda tanık dahil taraf delillerinin toplanması gerekir.
Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin ne olduğu noktasındadır.
Davacı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihini 15.4.1990 ve süresini de bir yıl olarak kabul ile 6.5.1999 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Davalı ise akdin başlangıç tarihinin davacının bidirdiği tarih olmayıp, akdinde süreli olmadığını, belirsiz süre için yenilendiğini savunmuştur.
Davacı, iddiasını ispat yönünden tanık dinletmiş, eski malik ve kiralayan olan Emine Sarıkaya'nın ifadesi, davacının iddiasını doğruladığından akdin başlangıç tarihinin 15.4.1990 olduğunun kabulü gerekir.
Davacı, akdin süreli olduğunu iddia etmiş ve davalı da akdin süresiz olduğunu savunmuş olduğuna göre, mahkemece öncelikle bu hususun çözümlenmesi gerekir. Taraflardan bu konuda delilleri sorulup toplanarak gerekirse davacının tanıklarının bu konuda beyanları alınarak, daha önce açılıp red ile neticelenen dava dosyasındaki dava dilekçesinin tebliğ tarihi de süre yönünden nazara alınarak süre konusu halledildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan esas hakkında karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı nedenle alacağa yönelik hüküm kısmının ONANMASINA, 2. no'lu bentte yazılı nedenle tahliyeye yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 8.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy