(818 S. K. m. 260) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalının ihtara rağmen kiraları ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirterek kiralanandan tahliyesini istemiştir.
Davalı ise aylık kira bedelinin 1999 Haziran'a kadar 40.000.000.- TL, Haziran'dan itibaren 70.000.000.- TL olduğunu, ihtara konu 1999 Nisan kirasını elden davacı tarafa ödediğini, ihtar gönderdikleri için de Mayıs, Haziran ve Temmuz kiralarını bankaya ödediğini, aslında sözleşme başlangıcından itibaren uzun süre kiraları bankaya ödediğini, daha sonra oğulları R ilgilenmeyip yakında oturan annelerinin gelerek elden kirayı aldığını, Nisan kirasını da bu şekilde elden annelerine ödediğini savunarak 1999 Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ait ödeme olduğuna ilişkin 28.7.1999 tarihli ve davacı H K'in kiralayan olmayıp malik olduğunu, ayrı bir ihtarname göndermeden temerrüt ihtarı ile dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki yazılı sözleşme 1.6.1997 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup, kiralayan R K ise de özel şartar 10. maddesinde de "kira bedellerinin en geç her ayın 1-5'i arası mal sahibinin banka hesabına yatırılacağı" kararlaştırılmıştır. Bu durumda kiranın ödeme yeri mal sahibi H K'in banka hesabı olduğu davalı tarafça bilinmektedir ve davalı uzun süre bu hesaba kira ödediğini de ifade etmiştir. Bu durumda malik H K'in hesabına ödenmeyen kira bedeli için ihtar gönderip dava açma hakkı kabul edilmelidir. Davacı malik H K'in vekili sıfatıyla R K dava açmış ise de H K'in davacı vekili olarak avukatına verilmiş vekaletnamesi bulunduğundan davanın açılışında da bir usulsüzlük yoktur.
Bu durumda ihtarname tebliğine rağmen 1999 Nisan kirasının sözleşmede belirtilen ödeme yerine ödenmemiş olması nedeniyle temerrüt olgusu gerçekleşmiş olduğundan davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.2.2000 tarihinde oyirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy