(743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. C.D. geldi. Vekaletnamesi dosyada mevcut, davalı vekili Av. Ş.G. geldi. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şuf'alı payın iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, hak düşürücü sürenin geçirildiği savunması yönünden davalının dinletmiş olduğu tanıkların görgüye ve somut olaylara dayalı herhangi bir beyanlarının bulunmayıp, yalnızca başkalarından duyduklarını ifade etmelerine nazaran savunmanın kanıtlanamamış olmasına ve davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşılmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin şuf'a bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalıya 21.4.1999 günü yapılan pay satışını 9.5.2000 günü öğrendiğinden bahisle 5.6.2000 tarihinde iş bu davayı açmıştır.
Davalı vekili, satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca bir süre geçtiğini, ekonomik ve objektif olaylar nedeniyle şuf'a bedelinin yeniden belirlenmesini savunmuştur.
Şuf'alı pay tapuda davalıya 6.175.000.000.- TL bedelle satılmış, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda şuf'alı payın dava tarihindeki değerinin 10.242.126.700.- TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme, satış tarihi ile dava tarihi arasında geçen zamanın uzunca bir süre sayılamayacağını kabulle tapuda gösterilen satış bedeli ile harç ve masraflar toplamını şuf'a bedeli olarak kabulle bu miktar üzerinden şuf'a hakkının tanınmasına karar vermiştir.
Şuf'alı payın satış tarihi olan 21.4.1999 günü ile dava tarihli olan 5.6.2000 günü nazara alındığında aradan geçen süre Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenen dairemiz kararlarına göre ekonomik ve objektif olaylar nedeniyle şuf'a bedelinde değer artışı yaratacak türde uzunca bir süre sayılmalıdır. Bu durumda şuf'a bedelinin şuf'alı payın dava tarihindeki değeri olarak kabulüyle davacıya bu miktarı depo etmesi için uygun bir mehil verilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bundan zühul olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenle hükmün şuf'a bedeline yönelik olarak BOZULMASINA, davalı yararına takdir olunan 60.000.000.- TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.3.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy