(1086 S. K. m. 455)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair tavzih kararı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'a davasına ilişkin tavzih istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan şufa davasının kabulle sonuçlanıp kesinleşmesinden sonra davacı vekili tavzih dilekçesi ile davalının şuf'a davası açıldıktan sonra üçüncü şahsa muvazaalı olarak borçlanıp tapuya haciz şerhinin işlendiğini, davacı adına tapu tescili yapılırken dava tarihinden sonraki takyidatların kaldırılması yazılmadığından haciz şerhinin durduğunu belirterek şuf'a davası açıldıktan sonraki hacizlerin davayı ilzam etmemesi karşısında dava tarihinden sonraki takyidatların kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, olayda tavzih şartlarının gerçekleşmediğini, unutulan bir hükmün bulunmadığını, olsa bile kesinleşen bir mahkeme kararına tavzih yolu ile hüküm eklenemeyeceğini, davanın sonuçlanmasından sonra taşınmazın hacizli olarak satıldığını, davacının taşınmazın maliki dahi olmadığını, buna rağmen hükmü değişteirmeye çalıştığını, daha önce de İcra Tetkik Mercii'nden haczin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak davanın ret ile sonuçlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK'nun 455. maddesine göre açık olmayan veya çelişik fıkralar içeren hükümlerin tavzihi istenebilir. Bu itibarla hükmün sonucunu değiştirecek nitelikte tavzihe karar verilemez. Asıl dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. O halde ileri sürülen isteğin hükme yeni bir unsur ilave edilmesi niteliğinde ve içeriğinde olduğu ve bunun da tavzih yoluyla karşılanmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilerek tavzih isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 5.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy