(743 S. K. m. 659, 633)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.Hicran Özalp geldi. Davalı vekili Kamil M. vekili Av.Rıza Tercümanoğlu geldi. Vekaletnamesini dosyaya ibraz etti. Av.Hasan Sert gelmedi.Tebligat var.Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'alı payların iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı paydaşı bulunduğu 8 parça taşınmazda davalıların 25.7.1985 günü pay satın aldıklarından bahisle bedelde muvazaa iddiasında bulunarak 2.8.1985 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile şuf'a hakkının tanınmasını istemiştir.
Davalılar vekili, davacının şuf'alı payların ilişkin bulunduğu taşınmazdaki paylarını üçüncü kişilere satış vaadinde bulunması nedeniyle davacı aleyhine cebri tescil davası açıldığını o davanın kabulü halinde davacının taşınmazlarda payı kalmayacağını cebri tescil davasının bekletici mesele sayılmasını, taşınmazların paydaşlar arasında fiilen taksim edildiğini davanın reddini savunmuştur.
Kanuni şuf'a hakkı müşterek mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda paydaşlardan birinin payını üçüncü şahsa satması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle alma yetkisi veren inşai bir haktır. Müşterek mülkiyet nedeniyle doğan kanuni şuf'a hakkı müessesenin niteliği gereği müşterek mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcuttur. Şuf'a hakkı kullanan davacının paydaşlığını davanın devamı sırasında da koruması zorunludur. Bunun sonucu olarak, davanın açılmasından sonra herhangi bir şekilde payını yitiren davacının paydaşlığından söz edilemeyeceğinden şuf'a hakkı da ortadan kalkar.
Olayımızda:Davacı Süreyya D.'ın 22.5.1985 günlü satış vaadi sözleşmesi ile şuf'alı payların ilişkin bulunduğu 8 parça taşınmazla birlikte dava dışı 14 parça taşınmazda adına kayıtlı payları dava dışı Mehmet K. ve Necmi O.'a satmayı vaadettiği adı geçenler tarafından Süreyya D. aleyhine Sinop Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/363 esas sayılı dosyası ile cebri tescil davası açıldığı, yargılama sonunda, dava konusu taşınmazların Mehmet K. ve Necmi O. adına tapuya tesciline karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin 13.9.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun 633.maddesi gereğince mahkeme ilamı ile mülkiyet intikal edeceğinden cebri tescil ilamının kesinleşmesiyle şuf'a davasının davacısı Süreyya D. uhdesinde pay kalmamıştır. Bu durumda, davacı Süreyya D. üzerinde şuf'a davasının devamı sırasında şuf'alı payların ilişkin bulunduğu taşınmazlarda uhdesinde pay kalmadığına göre şuf'a hakkı ortadan kalktığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.unn 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve davalılar yararına takdir olunan 250.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 25.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy