(743 S. K. m. 619)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Tevfik D. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yedi parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm dava konusu 2466 nolu parsele yönelik olarak davalı Tevfik D. tarafından temyiz edilmiştir.
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K.619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayılacağından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3. şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Dava konusu 2466 nolu parsel üzerinde bulunan tek katlı yığma kargir mesken nitelikli yapının davalı Tevfik D.'na ait olduğu konusunda ittifak bulunmamaktadır. Yapılan keşif sonrasında bilirkişiler 28.6.2000 tarihli ortak raporlarında bina değerinin 3.792.210.508.TL zemin değerinin dekarı 550.000.000.TL den 3.349.500.000.TL olduğunu belirtmişlerdir. Ancak zemin değeri hesaplanırken diğer dava konusu 146 nolu parselin miktarı olan 6.090 m2 esas alınmıştır. Oysa 2466 nolu parselin alanı 3.315 m2 dir. Bu durumda bina hakkında kurulan oran düşük olmaktadır. Bilirkişilere taşınmazın gerçek zemin değeri yeniden hesaplattırılarak bu miktar üzerinden yeniden oran kurulması ve satış bedelinin bu oran çerçevesinde bölüştürülmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün 2466 parsele ilişkin olarak BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 09.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy