(2547 S. K. m. 3, 13) (124 S. KHK m. 35)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kiralananda kiracı olarak bulunan davalıyla yapılan kira sözleşmesinin 8.2.2000 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, ancak davalının kiralananı kullanmayı sürdürmesi nedeniyle davacının tahakkuk eden kira bedellerini tahsil etmesi suretiyle taraflar arasında zimni bir kira sözleşmesinin meydana geldiğini, ancak davalının sonraki kira paralarını ödememesi sebebiyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin aslında rektörlükle yapılması gerekirken, Ziraat Fakültesi Dekanlığı ile yapıldığını, bunu farkeden İdarenin talebi üzerine sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, akabinde rektörlüğün yeni sözleşme yapmaya yanaşmadığını, talep edilen kira parasını da alacaklarına mahsuben ödediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralayan dekanlık tarafından açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 3/d maddesi uyarınca üniversite bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir yükseköğretim kurumudur. Aynı yasanın 13.maddesine göre ise üniversiteyi rektör temsil eder. Olayımızda davalı tüzelkişiliği bulunmayan Ziraat Fakültesi dekanlığı ile yaptığı 23.5.1996 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı iken bu sözleşme 8.2.2000 tarihinde karşılıklı olarak feshedilmiştir. Bu süre zarfında davacı üniversite rektörlüğü icazet vermek suretiyle kira sözleşmesini geçerli kılmıştır. Sözleşmenin feshinden sonra da kira paralarını davalının alacaklarından mahsup etmek suretiyle zımni kira sözleşmesinin tarafı haline gelmiştir. Bütün bunların ötesinde yukarda açıklandığı üzere üniversiteyi rektörlüğün temsil etmesi ve 124 Sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 35.maddesinde üniversite ile ilgili anlaşmazlık ve uyuşmazlıklarda üniversitenin haklarını adli merciiler önünde savunmak görevi üniversite hukuk müşavirliğine verilmesi karşısında davacı üniversite rektörlüğü'nün temerrüt ihtarnamesi gönderip akabinde tahliye istemli dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy