(818 S. K. m. 234) (743 S. K. m. 658, 659) (4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava konusu payın 20.7.1998 tarihinde 700.000.000.- Liraya davalıya satıldığını belirterek şuf'a hakkı tanınmasını istemiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemin gerçekte satış olmayıp bağış olduğunu, payı devreden Hedbe A.'ın davalı Soner Ç. ile imam nikahı ile evliyken bu işlemi yaptığını ve kısa süre sonra 3.8.1998 tarihinde de resmen evlendiklerini, halen de Hedbe'nin önceki eşinden olan 4 çocuğu ile birlikte yaşadıklarını, aile içi miras hakkını ilgilendiren bu işlem hakkında şuf'a davası açılamayacağını, ayrıca payın gerçek değerinin de tapudaki miktarın en az on katı olduğunu, bu durumun dahi işlemin hibe olduğunu ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların tanıkları dinlenip keşif yapıldıktan sonra davanın kabulüne karar verilmiştir.
27.3.1997 gün ve 12/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre "müşterek mülkin hissedarı hissesini karı ve kocaya, evlada veyahut akrabaya temlik etmesi halinde şeklinin satış akdi bulunsa bile hakikatte satıştan gayrı Miras Hukukuna müteferri maksatlarının veya hibe gibi mulahazaların hakim olduğu ahvalde Medeni Kanunun hakiki satışlarda kabul eylediği şuf'a hakkı cereyan etmez." Bu davada davalı Soner Ç. ile payı devreden Hedbe A.'ın satış tarihinde gayriresmi evli olup, birlikte yaşadıkları ve kısa süre sonra da resmen evlendikleri dosya içerisinden anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan işlemin tapuda satış olarak gösterilmiş ise de gerçekte karı-koca arasında yapılmış ve miras hukukunu ilgilendiren bağış niteliğinde olduğu dinlenen tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sonradan aralarındaki resmi evliliğin iptal edilmiş olması bu sonuca etkili olamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy