(2004 S. K. m. 67, 272) (6570 S. K. m. 7)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava itirazın iptali ile takibin devamı ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taahhüde dayanan tahliye davasının taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde icra takibi yapılmış olması zorunludur. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süreyi koruma niteliği olmadığından böyle bir irade açıklamasının hukuki değeri yoktur. İcra takibi süreyi koruyacağından takip halinde bir aydan sonra da dava açılabilir. Dava süresinde açıldığından o ayın kirasının ihtirazı kayıtla alınması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ilişkin olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Olayımızda: Davacı vekili, dava konusu taşınmazın M. K. ile A. Ş. K.´ya kiralandığını, davalıların kiralananı 30.8.1999 tarihinde boşaltacakları hususunda yazılı tahliye taahhüdü verdiklerini davalılar aleyhine başladıkları icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, davalıların itirazının iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 27.4.1999 tanzim, 30.8.1999 tarihinde taşınmazın boşaltılacağına dair taahhüdü izleyen bir aylık sürede tüm kiracılar hakkında icra takibi yapılması gerekir. Davacı bir aylık sürede sadece A.Ş.K. hakkında takip yapmıştır. A. Ş. K. dosyada bulunan veraset belgesine göre takipten önce 20.9.1999 tarihinde ölmüştür. Ölü şahıs hakkında takip yapılamayacağı gibi diğer kiracı hakkında da takip yapılmadığından bu takip hukuki sonuç doğurmaz.
Bu dava ise taahhüdü izleyen bir aylık süreden sonra 08.08.2000 tarihinde kiracı M. K. ile A.Ş.´in bir kısım mirasçıları aleyhine açıldığından süresinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye kararı verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 30.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy