(818 S. K. m. 256) (6570 S. K. m. 7) (4721 S. K. m. 3)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde davalının 2 ve 3 nolu bürolar arasındaki duvarı kaldırmak suretiyle kira sözleşmesinin hususi şartlarının 2.maddesine aykırı davrandığını eski hale getirmek için ihtar keşide ettiğini süreli ihtara rağmen eski hale getirmediğinden bahisle açmış olduğu iş bu dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili müvekkilinin dava konusu 3 nolu bağımsız bölümü 15.1.1990 yılında 2 nolu bağımsız bölümü de 15.9.1991 yılında kiraladığını birlikte kullanacağını davacının bildiğini 1991 yılında davacının muvafakati ile tadilat yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme akde aykırılığın varlığını kabul ederek tahliye kararı vermiştir.
Davacı 12.3.1998 tarihinde keşide ettiği ihtarla akde aykırılığın giderilmesini istediği halde 2,5 yıl sonra yeniden ihtar keşide edip iki kira yılı geçtikten sonra davanın açılması iyi niyet kuralıyla bağdaşmaz.
Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 5.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy