(1086 S. K. m. 376, 388, 389)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından duruşmalı olarak süresi içinde temyiz edilmiş ancak dava duruşmalı işlerden olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine, kira alacağının kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi ile birlikte 2.722.140.000.-TL kira alacağının davalıdan tahsili istenmiştir. Davanın bitirildiği oturumda kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği halde gerekçeli kararda kiralananın tahliyesine, 1.317.420.000.-TL kira alacağının tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmek suretiyle kısa kararla çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
10.4.1992 gün 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenini oluşturur. Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy