(4721 S. K. m. 699) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Naci K. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalılardan Naci K. tarafından temyiz olunmuştur.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı müşa bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onunda bilirkişilerin raporunda belirtilmesi gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projesi eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur, taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare Kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
Olayımızda: Davaya konu edilen taşınmazın müşterek mülkiyet halinde bulunması nedeniyle anlaşma sureti ile aynen taksimine karar verilmesi mümkün değildir. Ancak mahallinde yapılan keşif sonucu tanzim olunacak krokide taksimin mümkün olduğu belirtildikten sonra onay makamının görüşünün alınması gerekir. Yapılan keşif hükme yeterli değildir. Bu bakımdan yukarıdaki esaslara göre yeniden mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi taşınmazın bir kısmının yola terk edilmesi konusunda tarafların tümünün beyanlarının alınmamış olması da hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy