(1086 S. K. m. 445) (YHGK. 19.03.2003 T. 2003/6-169 E. 2003/183 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair iade-i muhakeme kararı davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davetiye masrafı olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, açılıp sonuçlanan şufa davası sırasında şufa davasının davacısı olan tarafın hile ile davalının adresini mahkemeden gizlediğini, yargılama sırasında müvekkiline tebligat yapılmadığını, dava ve karardan kiracıya gönderilen ihtarname ile haberdar olduklarını iddia ile yargılamanın iadesini istemiştir.
Davalılar vekili yargılamanın iadesi talebinin yerinde olmadığını, yapılan tebligatların geçerli olduğunu, talebin reddi gerektiğini savunmuştur.
Kesinleşen şufa davası sırasında davalı Naci Kahya'nın adresi tapudan sorulmuş tapudan gelen cevapta bildirilen adrese dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğe çıkarılmış, adreste bulunmaması üzerine emniyet araştırması yapılmış ve sonuç alınamayınca davalıya ilanen tebligat yapılmıştır. Dinlenen davacı tanıklarından Hayrettin Tarlak davalının adresinin kasıtlı olarak yanlış gösterilip gösterilmediğini bilmediğini, tanık Mehmet Ali Özgener ise 7, 8 ay önce (ifade tarihi 6.7.2001'dir) Davacıdan kiraladığı dava konusu yerde tadilat yaparken burayı satın aldığını söyleyen birisinin gelerek davacının adresini sorduğunu, gelen şahsa davacının tam adresini verdiğini beyan etmiş tanık Sırrı Varan ise tanık Mehmet Ali Özgener'in beyanlarını teyit etmiştir. Tanık M.Ali Özgener'in ifadesinde geçen adres verme olayı şufa davasının kesinleşmesinden sonraki bir tarihe aittir.
Bu durumda davalıların şufa davası sırasında bilerek ve hile ile davacının adresini mahkemeden sakladıkları hususu kanıtlanamadığından HUMK.nun 445/7. maddesinde öngörülen şartlar gerçekleşmemiştir. Yargılamanın iadesi isteminin bu nedenle reddi gerekirken aksi görüşle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 30.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy