(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 300.000.000.-TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı Mustafa vekili tarafından temyiz olunmuştur.
B.K.260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icapeder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödemede geçerli sayılır. Kiracı ve ya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davacı, davalı kiracı Mustafa'nın 2 aylık kira parasını ödemediğinden temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini ve 300.000.000.-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı ise 2 aylık kira bedeli olan 300.000.000.-TL kira bedelini davacı adına A... Gebze Şubesinde açtırdığı hesaba yatırdığını, kira borcunun olmadığını savunmuştur.
Davacı tarafından davalıya Borçlar Kanununun 260.maddesi uyarınca yasal koşulları taşıyan ihtarname gönderilmesi gerekirken böyle bir ihtar gönderilmediğine göre temerrüt nedeniyle açılan tahliye davasının reddine karar vermek gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davalı istenen ay kira icra parasını davacı adına bankaya yatırdığına göre yatırılan paranın davacı tarafından alınıp alınmadığı araştırılmadan alacağın tahsiline de karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 6.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy