(818 S. K. m. 270)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar dairemizin 16.5.2002 gün ve 3274-34 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bu kararın tashihen tetkiki davacı tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Taraflar arasındaki sorun aralarındaki kira ilişkisinin 6570 Sayılı Kanuna mı yoksa Borçlar Kanununa mı tabi olduğu noktasındadır. Kiralanana ait 30.7.1985 tarihli ilk kira sözleşmesi yenilenen 9.4.1990 ve 1.2.1994 tarihli kira sözleşmelerinin incelenmesinden sözleşme konusunun mülkiyeti ve petrol ofisi işletme ruhsat hakkı davacı Gölbaşı Belediyesine ait olan E-5 devlet karayoluna cepheli, tali yol girişli, Gölbaşı ilçe merkezinde 5 nolu kadastro (yeni 1394 ada 1 parsel) parselinde takriben 5.000 m2 alan üzerinde kurulu akaryakıt ve servis istasyonunun kiraya verilmesinin olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye uygun biçimde demirbaş listesinde yazılı demirbaşlarıyla birlikte kiracıya işletilmek üzere teslim edilmiştir.
Borçlar Kanununun 270.maddesi uyarınca hasılat kirasında kiralayan kiracıya ücret mukabilinde hasılat veren bir malın veya hakkın kullanılmasını ve semerelerinin intifaını terk etmeyi iltizam eder. Bu tarife göre hasılat kirasının konusunu taşınır ya da taşınmaz yahut bir ticari işletme ve hak teşkil edebilir. Somut olayda kiralama amacı akaryakıt ve servis istasyonunun işletilmesidir. Kiracının tesisin boş bulunan arsası üzerine zaman içinde yaptığı musakkaf nitelikte olduğu kabul edilen büfe, restaurant ve benzeri tesisler yapılan işin gereği ve tamamlayıcısıdır. Sözleşmenin konusunu ve amacını değiştirmez. Sözleşmelerin yorumundan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanununun 270.maddesinde açıklanan hasılat kirasına konu olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davada Borçlar Kanununun hasılat kirasına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği 1.2.1994 başlangıç tarihli ve 8 yıllık kira süresinin 31.12.2000 tarihinde sona erdiği, 18.1.2001 tarihinde açılan davanın Borçlar Kanununun 287.maddesi gereğince süresinde olduğu başka bir sebep aranmaya gerek kalmaksızın aktin feshi ile tahliyeye karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece sözleşmenin yorumunda hataya düşülerek 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın dairemizce onanmıştır. Bu sefer ki incelemede kira sözleşmesinin 6570 Sayılı Kanuna tabi sözleşmelerden olmadığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkemenin kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 16.5.2002 tarih 3274 esas, 3433 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 4.3.2002 tarih 2001/23 esas, 2002/88 karar sayılı red kararının BOZULMASINA, 09.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy