(2004 S. K. m. 67)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesine, itirazın iptali ve takibin devamına ve üç aylık kira bedeli depozitonun tahsiline karar verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece tahliye ve depozitonun tahsili isteminin reddine, alacağa ait talebin kısmen kabulüne, asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere ve kira farkı alacağının tamamının davacıya ödenmediğinin anlaşılmasına göre 982.410.841.-TL üzerinden takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine, davacının depozito ve davalının icra inkar tazminatı yönündeki taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin bu yöne ait temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kiralananın tahliyesinin reddine ait temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili kesinleşen kira tesbit ilamı sonucu 1.7.1999'dan itibaren aylık kiranın 225.000.000.-TL'ye çıkarıldığını, 1.7.2000'den itibaren ise 4531 S. Kanun gereği kiranın 281.250.000.-TL olduğunu, davalının kira tesbit ilamı sonucu oluşan kira farklarının tamamını temerrüt ihtarnamesine rağmen yatırmadığından aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini öne sürerek davalının itirazının iptali ile kiralananın tahliyesine, eksik yatırılan kira bedellerinin aylık %10 temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, kira sözleşmesi gereği oluşan zararlara karşılık üç aylık kira bedeli depozitonun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili kira tesbit ilamında brüt olarak belirlenen kiranın netini davacıya ödediğini, davacı bankanın yaklaşık 2 yıl boyunca kira bedellerini hiçbir itiraz ileri sürmeksizin aldığını, bu sebeple haksız açılan davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde kiracı davalının temerrüde düştüğünü iddia ederken ve tahliye isteminde bulunurken Ankara 19. Noterliğinin 13.12.2000 gün ve 30305 yevmiye no.lu ihtarnamesinden açıkça söz etmiş, davasını bu ihtarnameye dayandırdığını açıklamıştır. Bu halde temerrüt ihtarnamesinin değerlendirilerek temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yalnızca takip talebinden ve icra dosyasından söz ederek yazılı biçimde red kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bentte yazılı sebeple alacağa ve icra inkar tazminatına ait hüküm kısmının ONANMASINA, 2 no.lu bentte yazılı sebeple tahliyenin reddine ait hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy