(743 S. K. m. 628, 584/A) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Rahmi Kurnaz tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, ondokuz adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece üç adet taşınmaz hakkındaki davanın reddine, üç adet taşınmaz hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, onüç adet taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm satışına karar verilen taşınmazlara ilişkin olarak davalı Rahmi Kurnaz tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, bilirkişi raporu ve imar mevzuatına nazaran aynen taksimi kabil olmayan taşınmazların satışına karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalı Rahmi Kurnaz'ın 53, 263, 325, 3461, 1972, 4502, 5032, 6826, 6827, 6828 ve 8841 parsel No'lu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4735 ve 5746 parsel No'lu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazları davalılarla aralarında rızaen taksim ederek, uzun yıllardır bu şekilde kullandıklarını, ancak davalıların tapuda devir ve temlik yapılmasına yanaşmadıklarını belirterek, taşınmazların aynen taksimi, mümkün değilse satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiş, davalılar taşınmazların taksimine karar verilmesini istediklerini belirtmişlerdir.
Ortaklığın giderilmesi davaları müşterek ve iştirak halindeki mülkiyet hükümlerine tabi mallarda, paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Medeni Kanunun 628. maddesine göre dava konusu edilen taşınmazın aynen taksimi mümkünse aynen taksime karar verilmesi gerekir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında, taksim istenmesi halinde taşınmazın miktarına, pay ve paydaş durumuna, imar mevzuatına göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması, taksim mümkün ise fen ehline taksim projesi düzenlettirilmesi gerekir. Taşınmaz belediye ve mücavir alan hudutları içinde ise taksim projesi eklenerek belediyeden, belediye ve mücavir alan dışında ise il idare kurulundan imar yasası ve mevzuatı uyarınca taksimin mümkün olup olmadığı sorularak saptanır.
Dava konusu 4735 parsel No'lu taşınmaz 22.550 m2, 5746 parsel No'lu taşınmaz 33.288 m2 miktarında olup tapuda tarla vasfıyla kayıtlıdır. Mahallinde yapılan keşif sonucu teknik bilirkişi köy yerleşik alanı içinde olduğu anlaşılan bu taşınmazların taksiminin mümkün olduğunu belirttiğine göre, taşınmazların imar mevzuatı hükümlerine nazaran ne şekilde taksiminin mümkün olduğu araştırılıp, ona göre taksim krokisi yapılması krokinin il idare kuruluna gönderilerek taksimin mümkün olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi mütalaası nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle 4735 ve 5746 No'lu parseller yönünden bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı gerekçelerle 53, 263, 325, 346, 1972, 4502, 5032, 6826, 6827, 6828 ve 8441 No'lu parsellere ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) No'lu bentte yazılı gerekçelerle 4735 ve 5746 No'lu parsellere ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy