(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı ve karşı davalı vekili Av.Halil Duruk geldi. Davalı vekili Av.Kamil Elverdi gelmedi. Hazır bulunanın şifai beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, temerrüt, kira sözleşmesine aykırılık nedenleriyle kiralananın tahliyesi, kira borcu bulunmadığının tespiti, ödenen kira parasının istirdatına ilişkindir. Mahkeme davacının-karşı davalının itirazın iptali, takibin devamı, temerrüt ve akde aykırılık nedenleriyle tahliye taleplerinin reddine, davalının-karşı davacının kira borcu olmadığına ve yatırılan bedelin istirdatına karar vermiş, hükmü davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, bu dava ve birleştirilen İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/1404 esas sayılı dava da, davacı şirketin 7.7.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 808 ada 9 parselin bitişiğindeki Mirelion sarnıcının kiracısı olduğunu, sözleşmedeki kiralama yetkisine dayanılarak Mirelion sarnıcının toprak üzerindeki 1300 m2'lik üst kısmının 1.9.1994 başlangıç tarihli 52 ay süreli kira sözleşmesi ile davalıya çay bahçesi olarak kullanılmak üzere kiraya verildiğini, davalının sözleşmedeki kullanma amacını değiştirerek 140 adet üzeri kısmen naylonlarla kapatılmış deri konfeksiyon işyerleri oluşturduğunu, davalının Ekim 1994 ayından Ağustos 2000 ayına kadar ki 72 aylık kira parasını icra takibine rağmen ödemeyip takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, temerrüt ve sözleşmeye aykırılık nedenleriyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, savunmasında ve birleştirilen İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/403 esas sayılı davasında, taraflar arasındaki 1.9.1994 başlangıç tarihli sözleşmenin yoklukla malul olduğunu, çay ocağı işletilmek üzere kiralanan yerin maliki olan Eminönü Belediyesinin müdahalesi ve talebi ile 1.10.1994 tarihinden beri ecrimisil adı altında belediyeye ödemelerde bulunulduğunu, davalının çay ocağı yanındaki diğer yerleri de belediyeden kiralayarak onun kiracısı olduğunu, davacıdan kiralanan yerin 1300 m2 olmadığını, sözleşmede kira artışına ilişkin şart bulunmadığından temerrüde meydan vermemek için aylık 10.000.000.TL'dan 72 aylık kiranın süresinde icra dosyasına ödendiğini baştan beri iştigal konusunun değişmediğini, davacının da bu durumu bildiğini ileri sürerek açılan tahliye davalarının reddi ile kira sözleşmesinin kiracılık sıfatının ve kira borcu bulunmadığının tespitini, icra dosyasından davacıya ödenen kira parasının istirdatını istemiştir.
Mahkeme davacı-karşı davalının davalarının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulüne karar vermiştir.
Dosya kapsamından korunması gerekli eski eser niteliğindeki bir kısmı 24 parselin altında kalan Mirelion sarnıcının Eminönü Belediyesince projesine uygun şekilde restorasyonunun yapılması ve çarşı haline dönüştürülmesi amacıyla 16.12.1992 başlangıç tarihli 19 yıl süreli üst hakkı şartnamesi ve aynı tarihli kira sözleşmesi ile davacı-karşı davalı şirkete kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Restorasyon çalışmaları sürerken 808 ada 9 parseldeki Mesihpaşa camii ve müştemilatının maliki olan Vakıflar Genel Müdürlüğünün, bu sözleşmeler nedeniyle Eminönü Belediyesi ve Ali Pekdemir aleyhine açtığı 1993/138 (1996/627) esas sayılı meni müdahale ve tahliye davasının yargılaması sırasında, davacı şirket, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile 7.7.1994 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi yapmıştır. Bu sözleşmenin konusu 808 ada 9 parselin bitişiğindeki Mesihpaşa Sarnıcı (eski Mirelion sarnıcı)dır.1996/627 sayılı el atmanın önlenmesi davasında mahkeme, Eminönü Belediyesinin 808 ada 10, 11, 809 ada 14, 15, 16, 17, 18, 21, 22, 24 parsellere el atmasının önlenmesine, davalı Ali Pekdemir, davacı Vakıflar ile 7.7.1994 tarihinde kira sözleşmesi yaptığından onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bu karar 10.11.1997 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Davacı-karşı davalı, Vakıflar İdaresi ile yaptığı sözleşmede kendisine tanınan kiraya verme yetkisine dayanarak 1.9.1994 başlangıç tarihli 52 ay süreli kira sözleşmesi ile demirbaşlarıyla kullanıma hazır çay bahçesini davalı-karşı davacıya kiraya vermiştir. Sözleşmeden, tarafların açıklamalarından Mirelion sarnıcının üzerinde bulunan çay bahçesinin kiraya verildiği, davacı-karşı davalının da bu sözleşmeye dayanarak dava açtığı görülmektedir.
Yukarıda özeti yapılan 1996/627 esas 1997/221 karar sayılı meni müdahale-tahliye davasının sonunda davacı-karşı davalının, 16.12.1992 tarihli kira sözleşmesindeki kiralayanı olan Eminönü Belediyesinin, sarnıcın kapsadığı parsellere el atmasının önlenmesine karar verildiğine göre mahkemenin kabulü gibi bu sözleşmenin hükmü kalmamıştır. Ancak, aynı davada, yargılama sırasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile davacı-karşı davalı arasında yapılan dava konusu yeri kapsayan 7.7.1994 başlangıç tarihli sözleşmeye geçerlilik tanınarak, 16.12.1992 tarihli sözleşmenin diğer tarafı olan Ali Pekdemir (Pekdemir Ltd. Şti.) hakkındaki davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğinden, 7.7.1994 başlangıç tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı-karşı davacı ile yapılan, varlığı inkar edilmeyen 1.9.1994 başlangıç tarihli sözleşme, tarafların iradesi veya mahkeme kararı ile fesih edilmediğinden yürürlüktedir. Davalı-karşı davacının da kiralananda bulunmasının hukuki nedeni yaptığı bu 1.9.1994 başlangıç tarihli sözleşmedir. Kira sözleşmesi ayakta olduğuna göre davalı-karşı davacı, davacının-karşı davalının kiracısıdır. Kira ilişkisinden doğan edimlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Ecrimisil adı altında Belediyeye ödemede bulunmuş olması kendi kiralayanına karşı olan edimini yerine getirmeme hakkı vermez. Davalı kiracı kiralananı kullandığı sürece kiralayana kira parası ödemek zorundadır.
Bu sebeplerle davalı-karşı davacının açmış olduğu davanın reddi ile davacı-karşı davalının talepleri incelenerek esas hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 250 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy