(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, şufalı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazın 4/10 hissesinin müvekkilinin haberi olmaksızın davalıya satıldığını, pay hakkında daha önce açılan davada davanın süresinde açıldığının kesinleştiğini, Yargıtay'ın hükmü yalnızca objektif değer artışının uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması yönünden bozduğunu, ancak bu davanın takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu payı babası İlyas Avşar'dan satın aldığını, davanın süresinde açılmadığını, temlik işlemi baba-oğul arasında ve miras hukukuna dayalı amaçlarla yapıldığından şuf'a hakkının kullanılamayacağını, taşınmazın değerinin tapuda düşük gösterildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu 16 No'lu parselde 4/10 pay, paydaş İlyas Avşar tarafından 18.12.1992 gününde 2.000.000.-TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı sözü edilen paya ait 02.09.1994 gününde şuf'a davası açmış, davanın kabulüne dair karar, Dairemizin 20.04.1998 gün ve 3310-3271 s. kararıyla davanın süresinde açıldığına işaretle şuf'a hakkının kullanıldığı tarihte şuf'alı payın değerinin tesbit edilip bedelinin yatırılmasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece 26.11.1998 günlü duruşmada bozma ilamına uyulmakla, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Yargılama sırasında davanın üç kez müracaata bırakılması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm 06.07.1999 gününde kesinleşmiştir. Davacı tarafından 07.07.1999 gününde açılan dava, açılmamış sayılmasına hükmedilen davanın devamı niteliğindedir. Davacı şuf'a hakkının kullanıldığı tarihteki pay değerini de depo ettiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy