(4721 S. K. m. 619)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paylaşma davasına dair karar davalı Maliye Hazinesi adına İstanbul Muhakemat Md. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili ile davalı Maliye Hazinesinin paydaş olduklarını, 1094 parsel sayılı taşınmazın ortak kullanımı ve rızaen paylaşımı mümkün olmadığından taşınmazın satılarak bedelinin paylaşımını istemiştir.
Dava konusu edilen taşınmaz üzerindeki fabrika binasının, tank ve yönetim binasının davacı şirkete ait olduğu hususunda tarafların ittifakı bulunmaktadır. Bilirkişiler marifetiyle üç kez yapılan keşifte bilirkişilerce taşınmaz üzerindeki davacı şirkete ait olduğu kabul edilen binaların ruhsatsız olduğu belirtildikten sonra binaların ve arzın değeri ayrı ayrı tespit edilerek oran kurulmuş, mahkemece aynen bölünmesi mümkün olmayan taşınmazın satışı sonunda elde edilecek satış bedelinin en son olarak alınan 14.6.2002 tarihli bilirkişi raporunda bildirilen oranlar dahilinde dağıtılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. bütünleyici parça var ise bunlar Medeni Kanunun 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzi sayılırlar. Paylaşmanın satış yoluyla yapılması halinde bütünleyici parçanın arzla birlikte satılması gerekir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyeti konusunda tapuda şerh varsa veya bütün paydaşlar o konuda ittifak ediyorsa ve bütünleyici parça arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa o artışın tespiti için arzın ve bütünleyici parçanın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri saptanır, belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin yüzde ne kadarının arza, ne kadarının bütünleyici parçaya isabet ettiği hesaplanır. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak satış bedelinin bütünleyici parça sahibi paydaş veya paydaşlara, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Somut olayda, yapılan keşifler sonuncu düzenlenen bilirkişi raporlarında kaçak ve ruhsatsız yapılan binaların ana taşınmaz üzerinde ne şekilde bir artış meydana getirdiği tartışılmadan yazılı şekilde dağıtım kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy