(4721 S. K. m. 732, 733, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Halil Gürsoy geldi, gelenin sözlü açıklaması dinlendi dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payların iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme 23.5.2000 tarihli satış hakkındaki davanın reddine, diğer pay satışları hakkındaki davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyizine gelince; Paylı mülkiyete konu taşınmazın paydaşlarından birinin payını üçüncü bir şahsa satması durumunda diğer paydaşlara öncelikle alma hakkı tanıyan önalım hakkının satışın öğrenildiği tarihten itibaren bir ay ve herhalde sicile şerh verildiği tarihten itibaren on sene içinde kullanılması gerekir. Hak düşürücü sürenin geçirildiğini savunan davalı bu savunmasını ispat etmek zorundadır.
Olayda, önalım davasına konu edilen paylar, 23.5.2000, 14.6.2000, 15.6.2000, 22.6.2000 tarihlerinde davalıya satılmış dava 30.6.2000 tarihinde ikame edilmiştir. Davalı vekili 23.5.2000 tarihli satış yönünden hak düşürücü sürenin geçirildiği savunmasında davacının bu satımı aynı gün öğrendiğini ileri sürerken bu hususta tanık delili yanında davalının davacıya gönderdiği 13.6.2000 tarihli ihtarnameye de dayanmıştır. Mahkemece süre konusunda davalı tanıklarının ifadelerine göre değerlendirme yapılmışsa da, 23.5.2000 tarihli pay alımını bildiren ihtarnamenin davacıya 20.6.2000 tarihinde tebliği ile yazılı olan bu delile itibar edilerek davacının satımı bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. İhtarnamenin davacıya tebliğ tarihine nazaran 23.5.2000 tarihli pay satımı nedeniyle 30.6.2000 tarihinde ikame edilen dava süresinde olduğundan bu pay hakkındaki davanın da kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2.bentte yazılı nedenle hükmün BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 275.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 14.10.2003 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payların iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme 23.5.2000 tarihli satış hakkında davanın reddine, diğer paylar yönünden davanın kabulüne karar vermiş, hüküm taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince; Davalı şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmazdan 23.5.2000 tarihinde, sonradan 14.6.2000, 15.6.2000 ve 22.6.2000 tarihlerinde paylar satın almıştır. Davacının önalım davasına karşı vermiş olduğu 11.9.2000 günlü cevap dilekçesinde davacının 23.5.2000 tarihinde yapılan satışı aynı gün öğrendiğini ifade ile davanın reddini savunmuştur. Paydaş Filiz Yeşilova payını 23.5.2000 tarihinde davalıya satmıştır. Davalının süre geçirildiği savunması yönünden dinlenen tanık Şeref Biberci, satıştan bir gün sonra davacı ile davalının bir araya geldiklerini davacının satışı öğrendiğini, davacının payının satılması yönünden davalı ile anlaşma sağlanamadığını kesin bir şekilde açıklamıştır. Mahkemede 23.5.2000 tarihinde yapılan satışı davacının ertesi gün öğrendiğini 30.6.2000 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığını, kabulle bu payla ilgili açılan davanın reddine karar vermiştir. Davalı ilk satış itibariyle hak düşürücü sürenin geçirildiğini kanıtladığına göre taşınmazda paydaş olmuştur. Sonradan başka paylar satın alması davacıya önalım hakkına dayanılarak dava açma hakkı vermez. Çünkü paydaşın paydaş aleyhine dava açması mümkün değildir. Davalı taşınmazda paydaş olduğuna göre, davanın tümden reddine karar vermek gerekir, sonradan satılan paylar yönünden önalım hakkının tanınması da usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle 14.6.2000, 15.6.2000 ve 22.6.2000 tarihlerinde yapılan pay satışları ile ilgili kabul hükmünün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ikinci maddede açıklanan nedenle kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun davacı yararına olan bozma düşüncesine katılmıyorum. 14.10.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy