(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davalı vekili olduğunu söyleyen Av. Efrail Aydemir geldi, gelenin sözlü açıklaması dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan kısıtlamalarından olan önalım hakkı paydaşlardan birinin payını tamamen veya kısmen üçüncü şahsa satması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma imkanı veren bir haktır. Önalım hakkının açıklanan bu tarifeden anlaşıldığı üzere dava hakkı paydaşa aittir. Bu hakkın varolup, olmadığının mahkemece resen nazara alınması gerekir.
Olayımızda; davacı önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu taşınmazda paydaş olduğunu ileri sürerek önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Ancak, dosyadaki tapu kayıt suretinde davacı adına pay kaydı bulunmamaktadır. Tapuda paydaş görünenlerden Emine İ.'in baba adı Bekir, davacı Emine M.'in ( İ. ) baba adı ise İsmail'dir. Davacı tarafından ibraz edilen mirasçılık belgelerindeki miras bırakanlar ile tapu kaydındaki paydaşlar arasında da irtibat sağlanamamıştır. Mahkemece davacının paydaş olup olmadığı araştırılmadan işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma ücreti vekaletinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy