(4721 S. K. m. 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan önalım davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen davalı payının iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin paydaş bulunduğu taşınmazda dayalının 18.7.2002 ve 20.1.2003 tarihlerinde pay satın aldığını, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ve müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Devir hakkının kısıtlamalarından olan önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda paydaşlardan birinin payını 3. şahsa satması halinde diğer paydaşa payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisinin vücut bulduğu anda doğar, satışla kullanılabilir hale gelir. Medeni Kanun'un 733. maddesi hükmüne göre, paylı mülkiyette yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığı ile bildirilmesi gerekir. Kanunun bu hükmü emredici niteliktedir.
Olayımızda; davaya konu edilen paylar 18.7.2002, 20.1.2003 tarihinde davalıya satılmış, dava ise 13.3.2003 tarihinde ikame edilmiştir. Satımdan sonra alıcı ve satıcı tarafından davacıya kanuni anlamda bir bildirimde bulunulmadığından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 19.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy