(4721 S. K. m. 698, 699, 701, 702)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Siyami Nalbant tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iki adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş ve hüküm davalı Siyami Nalbant vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satış yoluyla paylaştırılması istenen taşınmaz üzerinde bina, ağaç, vs. gibi bütünleyici parça bulunuyorsa ve bunlarında bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin olarak tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve bütünleyici parça ana taşınmazın değerinde bir artış meydana getiriyorsa o takdirde oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan bu toplam değerin yüzde ne kadarının bütünleyici parçaya isabet ettiği hesap edilir. Satış sırasında elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu esaslara göre yapılır. Bütünleyici parçalara isabet eden kısmın sadece bütünleyici parça sahiplerine, arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Olayımızda;dava konusu taşınmazlardan 390 parsel üzerindeki yapının davalı Siyami'ye ait olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu konuda tapuda bir açıklama bulunmamaktadır. Davacılar vekili ise 2.12.2003 tarihli oturumda binanın, delil tespiti keşif tarihine kadar yapılan kısmını kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Mahkemece bu beyan üzerinde durularak bu kabul beyanına göre bir oranlama yapılması gerekirken, bilirkişi raporunda oranlama yapılmadığı halde satış bedelinin bilirkişi raporundaki oranlar dahilinde taraflara ödenmesine karar verilmesi hatalıdır.
Ayrıca bu dosyada davacılar tarafından yapılan yargılama giderleri ile ilgili olarak bir karar verilmemesi ve davacıların 2003/30-25 D.işler sayılı delil tespiti dosyasında yapmış oldukları masrafların davalı Siyami Nalbant'tan alınmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy