(2004 S.K. m.366) (1086 S.K. m.428)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlu tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Talep, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece bu taleplerin reddine karar verilmiş, alacaklı vekilinin temyiz istemi üzerine işbu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25.2.2003 günlü 2003/1102 Esas, 3521 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda kiralananın tahliyesine, icra takibine yapılan itirazın kısmen kabulü ile 1.163.664.973 TL. üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Alacaklı, 6.3.2002 günlü icra takibi ile ödenmediğini iddia ettiği Ocak, Şubat 2002 ayları kira bedelinin tahsili amacıyla, borçluya 30 gün ödeme süreli ve tahliye istemli ödeme emri tebliğ ettirmiştir. Ödeme emrinin borçluya 11.3.2002 tarihinde tebliğinden sonra, yasal 30 günlük sürede karşı konulmayan Ocak 2002 ve şubat 2002 ayları kira bedeli toplamı 1.231.039.000 TL. icra dosyasına ödenmiştir. Asıl kira alacağı dışında kalan faiz ve eklentilerin ödenmemesi temerrüde esas teşkil etmeyeceğinden, alacaklının tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bozma ilamının değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Mahkeme kararının yukarıda 2.bentte yazılı nedenle İ.İ.K.366.ve HUMK.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy