(4721 S. K. m. 734)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, göre davacı vekilinin bütün ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyizine gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin hissedar olduğu taşınmazda sair hissedarlardan Veyis Sürücü'nün payını önce Mehmet Ali Çeriye Kasım 2000 gününde Mehmet Ali Çeri'nin de bu payı 4.5.2001 gününde davalı Murat Tuna'ya 6.600.000.000. TL bedelle sattığını, bedelin fahiş olduğu gibi davalının tapuda gösterilen bedelle satın almasının da kötü niyete dayalı olduğunu, amaç önalım hakkını engellemek olduğundan bu bedeli kabul etmediklerini, satış tarihi itibariyle dava konusu hisse bedelinin tespit edilmesini ve bu bedel üzerinden payın iptali ile tescilini istemiştir. Davalı vekili ise 4.10.2001 günlü celsede tapudaki bedel ile objektif değer artışının kabul edilmesi halinde davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekili, davalının kötü niyetli olduğunu, önalıma konu paya ilişkin bedelin fahiş bulunduğunu, ilk satışın tapuda 1.000.000.000. TL olarak gösterildiğini, müvekkilinin bu satıştan haberi olmadan yeni malik Mehmet Ali Çeri'nin bu hisseyi 6.600.000.000. TL bedelle davalıya sattığını, ilk satıştan 6 ay sonra aynı payın bu denli fahiş fiyatla satılmasının mümkün olmadığını, ilk satışın gerçek bedeli gösterdiğini ve önalım hakkının önlenmesi için ikinci satış bedelinin yüksek gösterildiğini belirterek bedelde muvazaa olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamamıştır. Keşif tek başına bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanması için yeterli değildir. Mahkemece de bedelde muvazaa iddiası kabul edilmemiş ve tapudaki bedel üzerinden önalım hakkı tanınmıştır. Bu sebeple davacının iddia ettiği bedel ile sabit olan satış bedeli arasındaki fark üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken, bundan zühul olunması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda iki nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 14.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy