(7201 S. K. m. 21, 32) (Teb. Tüz. m. 28)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kesinleşen kira tespit kararı ile aylık 120.000.000.-TL bedelle kiracı olduğunu, Mart 2003 ayı kirasını ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmediğini, tebligatın muhtara bırakıldığı tarihte yurt dışında bulunduğunu, tebligattan 24.7.2003 tarihinde haberdar olduğunu ve talep edilen ay kirasını 31.7.2003 tarihinde faizi ile birlikte ödediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Davacı tarafından keşide edilen temerrüt ihtarnamesi, 7.4.2003 tarihinde komşusu Ergün K.'un muhatabın çarşıda olduğunu beyan etmesi üzerine mahalle muhtarına tebliğ edilmiş, 2 No'lu haber kağıdı kapısına yapıştırılarak komşusu Ergün K.'a haber verilmiştir. Ancak, tebliğ şerhine göre haber verilen komşunun imzası alınmamıştır. Bu durumda temerrüt ihtarnamesinin Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddelerine uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilemez. Davalı usulsüz tebliğe 24.7.2003 tarihinde muttali olduğunu bildirmiş, 31.7.2003 tarihinde de kira parasını ödemiş olduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy