(2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kira alacağına ait icra takibine vaki itirazın iptali ile yüzde kırk oranında icra inkar tazminatı ödenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracının 1.7.2001 tarihi ile 1.7.2003 tarihleri arasında kalan 2 senelik kira parası 6000 DM kira borcuna karşılık yalnızca 520.000.000 TL. ödeme yaptığını, bakiye 4.205.000.000 TL. kira borcu için davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının bu takibe haksız itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptali ile yüzde kırk oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili müvekkilinin kira borcunun bir senelik ve 20.3.2002 gününde başlayan döneme ait bulunduğunu, bu dönem içerisinde kira borcuna karşılık olarak 3000 DM. Karşılığı 22.10.2002, 22.11.2002, 22.12.2002 vadeli ve her biri 600.000.000 TL. bedelli üç adet bonoyu verdiğini, 22.10.2002 vadeli bono karşılığı 520.000.000 TL. ödemede bulunduğunu ancak bonoyu geri almadığını, kira alacağı bonoya bağlandığından müvekkile örnek 51 no.lu ödeme emri değil, 163 no.lu ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı taraf kira başlangıcının 2000 yılının Temmuz ayı, davalı taraf ise aynı yılın Mart ayı olduğunu iddia etmiştir. Senelik kira parasının 3000 DM olduğu ve peşin ödeneceği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan icra takibine konu kira paraları 2001 ve 2002 yıllarına ait olup takip gününde muaccel olan 2001 yılı kira parasının ödendiği davalı tarafından kanıtlanamadığı gibi 2002 yılına ilişkin kiraların senede bağlanmış olması da asıl kira borcunu ortadan kaldırılmayacağından ve söz konusu senetlerin ödenmediği de anlaşıldığından bir adet senet karşılığı ödenmiş olan 520.000.000 TL.nin mahsubu ile her iki yıl kirasının da hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Hüküm yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy