(743 S. K. m. 658) (4721 S. K. m. 732, 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve bu karar davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davaya konu on adet taşınmazlardaki 24/256'şar payın 18.4.2001 tarihinde toplam 625 milyon liraya davalıya satıldığını, yaşlı ve yurt dışında tedavi görüyor olması nedeniyle davacının hissedar olduğu taşınmazlarla ilgilenemediğini, hisse durumlarının çözülmesi için davacı vekiline Avukat olarak başvurması ve Avukatın tapuyu incelemesi üzerine satışların öğrenildiğini ve davacıya 9.7.2001 tarihinde bilgi verilerek 17.7.2001 tarihinde davanın açıldığını ifade ederek önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı taraf davanın süresinde açılmadığını, gerek satıştan önce, gerekse sonra bu tarihte hisselerin satıldığını öğrendiğini davacının hisselerini de almak için aracı gönderip irtibat kurduğunu, fahiş fiyat istediği için anlaşma olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Satış ve dava tarihi itibariyle uyuşmazlığın o tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Eski Medeni Kanun hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Buna göre önalım hakkının kullanılması Medeni Kanunu'nun 658/III madde gereğince bir aylık hak düşürücü süreye tabidir. Bu sürenin başlangıcı önalım hakkı sahibinin satıştan haberdar olmasıyla başlar. Önalım hakkının süresinde kullanılmadığını ispat yükü davalıya aittir. Süre ile ilgili bu savunmanın tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür.
Olayımızda; Mahkemece dinlenen müşterek tanık N.E. ile diğer tanıklar Y.Ö, İT ve N.B. 'nın anlatımlarından dava konusu payların davalıya satışını davacının 2001 Nisan ayında, hemen satışın ardından öğrendiği halde yasal bir aylık sürede dava açmadığı anlaşıldığından, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı görülmüştür.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy