(1086 S. K. m. 437)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kiralayan tarafından açılan ve kiracının kira, elektrik, su, telefon, vergi ve hal rüsumu borçlarının tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı şirketin kira sözleşmesi gereği ödemesi lüzumlu vergi, telefon görüşme ücreti, hal rüsumu, elektrik, su borçlarını ödememesi üzerine bu borçların müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca davalının 2.000.000.000.TL kira borcunu da ödemediğini ileri sürerek toplam 9.870.000.000.TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kira ilişkisi dışında bir ilişki bulunmadığını, kira bedellerinin davacıya ödendiğini, sair borçların davacıya ilişkin olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki protokol başlıklı tarihsiz sözleşmenin ikinci maddesinde dükkanın elektrik, su, telefon giderlerinin, üçüncü maddesinde ise stopaj, gelir vergisi ve hal rüsumunun davalı To-Ya-Sa Limited Şirketi tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen elektrik, su, telefon, hal rüsum makbuzları içeriğinden bu ödemelerin davacı kiralayan tarafından yapıldığı, vergi dairesine yapılan ödemelerin ise davacının ortağı olduğu Uzay Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. O durumda davacının vergi dışındaki ödemeler yönünden kiracı davalıdan bunları isteme hakkı vardır. Mahkemece davacı tarafından istenilen bütün alacağın dava dışı Uzay Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından talep edilebileceği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının kira sözleşmesinden kaynaklanan ve kendisi tarafından ilgili kurumlara ödenen giderleri davalıdan talep hakkı bulunduğundan yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy