(6570 S. K. m. 7) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece taraflar tahliye konusunda anlaştıklarından ve uyuşmazlık konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının kiracısı olduğu taşınmazı 29.4.2004 tarihinde satın aldığını, davacının halen kirada gözlükçülük yaptığını, aynı işi kiralananda sürdürmek istediğini ve bu nedenle ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, 22.02.2005 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini taahhüt etmiş, davacı vekili de belirtilen tarihte kiralananın tahliye edilmesi önerisini kabul etmiştir.
Davacı, davalının kiracısı olduğu taşınmazı 29.4.2004 tarihinde satın alarak ihtiyacı bulunduğunu davalıya 04.05.2004 tarihli ihtarname ile bildirmiş bu ihtarname davalıya 10.05.2004 tarihinde tebliğ olunmuştur. Davacının 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/d maddesi gereğince kiralananın tahliyesi için süresinde açtığı davanın yargılaması sırasında, davalı, kiralananı 22.02.2005 tarihinde tahliye edeceğini bildirmiş ve bu teklif davacı tarafından da kabul edilmiştir. Tarafların tahliye konusunda irade uyuşması sulh niteliğindedir. Bu durumda mahkemece sulh doğrultusunda infaz olanağı yaratacak şekilde davalının 22.02.2005 tarihinde kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlık konusu kalmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. ve 9. maddeleri hükmü uyarınca vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy