(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalıların 1.3.1998 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi gereği kiracı olduklarını, davalıların Ocak, Şubat, Mart 2004 ayları kira parasını ödemediklerinden, muaccel hale gelen kiralarla birlikte 30.000.000.000.TL'nin tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalıların bu icra takibine itiraz ettiklerini, bu itirazın muaccel hale gelen kiralarla ilgili olarak haklı olduğunu ancak takip tarihine kadar olan kira paraları yönünden haksız olduğunu ileri sürerek 15.000.000.000.TL alacak yönünden itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, Fatih Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takip konusu aylara ilişkin olarak davacıların bir ihtarname keşide etmediğini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava dilekçesinde davalıların icra dairesinin yetkisizliği konusundaki itirazlarına karşı davacı tarafça yetki itirazının iptaline ilişkin bir talep de bulunulmadığı, bu durumda davacı tarafça icra dairesinin yetkisizliği yönündeki itirazları kabul etmiş sayılacağı ve yetkisiz icra dairesince yapılan takip nedeniyle itirazın iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar itiraz sebepleri arasında bir ayrım yapmaksızın mahkemeden itirazın iptalini istediğine göre, davanın her iki itiraza da yönelik olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece İİK.'nun 50. maddesi hükmü dikkate alınarak, icra dairesinin yetkisine vaki itirazın öncelikle incelenmesi ve bu konunun çözüme kavuşturulduktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy