(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, açıktan açığa fena kullanma nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının motel olarak kullandığı kiralananda sözleşmenin 5. maddesine aykırı şekilde izinsiz inşaatlar ve tadilatlar yaptığını, bu esaslı değişiklikler nedeniyle müvekkili hakkında ecrimisil tahakkuk ettirilip icra takibi yapıldığını, davacının bu şekilde 45.000.000.000 TL'lik zarara uğradığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, sözleşme gereği kiralanandaki tadilat ve onarımların davacı belediyece yapılması gerektiğini, sezon başlamadan önce davalının tamirat yapması konusunda davacıya başvurmasına rağmen, davacının tadilata yanaşmaması üzerine kendisi malzeme alarak tesisi davacı lehine genişlettiğini, kalıcı yapılar inşa ettiğini, davacının bu durumu bilmesine rağmen sessiz kaldığını, davanın kötü niyetle açıldığını, reddini savunmuştur. Mahkemece kesinleşen mahkeme kararı ile davalının tahliyesine karar verilmesi ve davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 14.3.1997 başlangıç, 1.1.2002 bitim tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı sözleşmenin özel şartlar bölümü 5. maddesine aykırı şekilde davalının kiralananda izinsiz tadilat ve inşaatlar yapması sebebiyle zarara uğradığını belirterek kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Bu davanın dışında Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/168 esasında kayıtlı yine taraflar arasında görülen tahliye taahhüdü nedeniyle tahliye davası mevcut olup davacı vekili 28.12.2004 tarihli oturumda o davanın tahliye ile sonuçlanıp kesinleştiğini belirtmiştir. Kiracı hakkında aynı davada birden çok sebebe dayalı olarak tahliye istenebileceği gibi, birden fazla tahliye davası açılması da mümkündür. Kiracılık ilişkisi kiralananın tahliye edilip usulüne uygun şekilde ya da icra kanalı ile kiralayana teslim edilene kadar devam edeceğinden başka bir davada verilen tahliye kararı davayı konusuz hale getirmez. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy